Sonbahar Neden Bu Kadar Can Sıkıcı?

Yaz günleri insanların kendilerini özgür ve keyifli hissettiği günlerdir. İnce bir giysi, basit bir terlik ile sokağa çıkabilirsiniz. Dolabınızdaki giysiler çok yer tutmaz, seyahate giderken küçük hacimli giysiler nedeniyle ufak bir valizle yola çıkabilirsiniz ve hatta hanımlar bir seferde daha çok parça çamaşırı makinede yıkayabilirler, ayrıca ince giysilerin ütüsü bile kolaydır genellikle :)

Sonbaharın gelişiyle güneş yüzünü gizler, kışa geçiş evresi olduğundan biraz da belirsiz bir mevsimdir ve bu belirsizlik külfetlidir.. Evden dışarı çıkarken tüm ihtimalleri hesap etmek; yedekte bir hırka, çantada bir şemsiye bulundurmak gerekir.. Güneş ışığı eğimini artırdıkça, enerjimiz de azalır. Son derece mükemmel bir tasarım olan insan vücudu, bu açığı kapatmak için daha çok uykuya ve enerji veren karbonhidratlı besinlere ihtiyaç duyar. Bu nedenle sabah başımızı yastıktan kaldıramayız ve sürekli bir şeyler atıştırmak isteriz. Bu durum kilo artışına da neden olur. Böylece “sonbahar depresyonu” sohbetlerin popüler konusu haline gelir yeniden.

Peki Ne Yapalım?

Öncelikle doğanın döngüsünü olduğu gibi kabul edelim. Bir şeyi nasıl algılarsak, gerçeklik O’dur. Sonbaharı, kasvetli havaların mevsimi olarak değil de; yeni bir bahara daha canlı, daha güçlü açmak için bir hazırlık dönemi olarak görebiliriz. Aslında bu bizler için de geçerlidir. İnsan sürekli enerjik ve yaratıcı olamaz. Yaşam boyunca, hem düşünsel hem de eylemsel anlamda, inişler ve çıkışlar daima vardır. Kendimizdeki bu dalgalanmayı doğanın dalgalanmasıyla eşzamanlarsak ortaya güzel bir ahenk çıkacaktır. Örneğin sonbaharda azalan vücut enerjisini daha çok uyuyarak dengelemek yerine daha doğru saatlerde ve aynı saatlerde uyumaya özen gösterilebilir. Karbonhidratlı gıdaları tüketirken, kötü karbonhidratlar (kan şekerinde ani yükselmeye yol açan beyaz unlu gıdalar, sofra şekeri..gibi) yerine, lif yönünden zengin, işlenmemiş iyi karbonhidrat türleri (tam buğday ekmeği, bulgur…gibi) tercih edilmelidir. Öte yandan düzenli egzersiz vücut enerjisini yükseltmek için bire birdir.

Bu sonbahar ve kışı ruhunuza ve bedeninize bir yatırım olarak düşünün… Egzersiz ve doğru beslenmeyle, beden enerjinizi yükseltin. Benden tavsiye, yağmurlu günleri iyi değerlendirin. Battaniyenize sarılıp, sıcak bir çay eşliğinde kitap okumak için bol bol zamanınız var. Kitaplar, düşünsel açıdan kişiyi zenginleştirir. Tüm yazılanları saçma ya da ters bulsanız bile, fark etmeden neden katılmadığınızı da düşünmüş olup, anti tezlerini detaylı olarak üretmiş olacaksınız…

Bu son bahar kendinizi her zamankinden daha çok sevmeniz dileğiyle…

MİNE TEKİN
Sosyolog & Psikoloji Bilim Uzmanı

Sosyal Medyada Kadınlar mı Erkekler mi Daha Aktif?

İnternet kullanıcılarının 4’te 3’ünün sosyal medya kullanıcısı olduğunun ve kadınların sosyal medyayı erkeklerden çok kullandığını biliyor muydunuz?

Okumaya devam et Sosyal Medyada Kadınlar mı Erkekler mi Daha Aktif?

Şimdi PILOXING Zamanı

Spor Akademisi mezunu olduğumdan Avrupa ve Amerika’nın son trendi Piloxing egzersiz sisteminin Türkiye’ye geldiğini duyduğumda, oldukça heyecanlandım doğrusu… Nasıl bir sistem olduğunu ve diğer egzersiz sistemlerinden farkını araştırmaya başladım..

Piloxing, İsveç’li Viveca Jensen’ın geliştirdiği, pilatesin kas çalıştırmasını, boksun güçlendirmesini ve kardiyosunu, dansın eğlencesi ve duygusallığını bir arada barındıran bir interval antrenman; yalınayak eğitim gibi en güncel bilimleri kullanan, maksimum kalori yakmayı ve dayanıklılığı arttırmayı hedefleyen bir egzersiz sistemi. Bu sporla seansta (60dk) yaklaşık 900 kalori harcanıyor, özel tasarlanmış eldivenleri sayesinde, kol ve sırt yüksek düzeyde çalıştırılıyor; esneklik ve denge arttırılıyor; bunların yanı sıra kalp güçlendiriliyor.
Peki ama nerede yapacaktım;
piloxing-zamani
Bu sporla tanışmam için Türkiye’de tek bir yer vardı, Shapes For Women salonları. Şans eseri bir süre sonra bir Shapes salonundaki demo seansına davet edildim. Heyecanlanmaya başlamıştım, aslında birçok sporla tanışmıştım ama merak ediyordum Piloxing onlardan farklı mıydı, sevecek miydim acaba?

Ve seans zamanı geldi çattı :)
Salonda benim gibi yirmili yaşların başında pek çok kişi olduğu gibi, 30 lu ve 40 lı hatta 50li yaşlardaki kişiler de vardı. Zayıf, kilolu, daha önce spor yapmış, hayatında spor yapmamış bir sürü insan vardı, hepimiz heyecanla başlamayı bekliyorduk.
Ve işte PİLOXİNG ZAMANI; motive edici harika şarkılar, kıvrak, zorlayıcı ve rahatlatıcı çeşitli hareketler, pembe eldivenler, çıplak ayak olmanın verdiği mutluluk ve özgürlük duygusu, tabi ki olmazsa olmaz yumruklar  HADİ HANIMLAR
Herkes o kadar çok konsantre, istekli ve motiveydi ki kimse bırakamıyordu seansı, yanımda çalışan 54 yaşındaki teyzem, arkamdaki kilolu bayan ve diğerleri. Yumruklar atıyor, kalçaları sallıyor, zıplıyor, esniyor ve eğleniyorduk. Seans bittiğinde hepimiz kan ter içinde kalmıştık (belki de hiçbir sporda olmadığı kadar) ama herkes eğlenerek spor yapmış olmanın verdiği mutlulukla hala enerjikti.
Hepimiz Piloxing’i çok sevmiştik. Bizi mutlu, sağlıklı ve özgür kılmıştı.
Ve şimdi bu güzel sporu sadece yapmıyorum, artık yaptırıyorum da, seanslarımda sporla ilk tanışan üyelerim de var, uzun zamandır spor yapanlar da.. Hepsi her seanstan sonra kendilerini Piloxing sloganında olduğu gibi; Esnek, Seksi ve Güçlü hissediyorlar…

Teşekkürler Viveca Jensen,
Teşekkürler Shapes For Women.
SLEEK, SEXY & POWERFUL

Irmak ÇAVUŞOĞLU