Kadın Gözüyle Lizbon

Lizbon’a gidecekseniz veya sadece merak ettiğiniz için Lizbon hakkında bilgi edinmek istiyorsanız bir çok kaynağa, kolayca ulaşabilirsiniz. Ben size Lizbon’un İstanbul’a benzer şekilde (tabi bence eline su dökemez ama :) 7 tepe üzerinde kurulu olduğundan, ya da bizim boğaz köprümüze (daha doğrusu San Francisco’daki köprü gibi) benzer bir köprüsünden, yüzlerce yıllık tarihinden, son derece leziz deniz ürünlerinden veya tatlılarından bahsetmeyeceğim.

Ben biraz daha “kadınca” takılacağım. 😉 Okumaya devam et Kadın Gözüyle Lizbon

Shapes ile “Dişi Güce Dönüş Eğitimi”

Shapes olarak her zaman kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yaptığımızdan bahsediyoruz. Bunu seve seve, isteye isteye yapıyoruz. İstiyoruz ki kadınlarımız daha aktif, daha hayata tutunan, daha başarılı ve daha mutlu bireyler olsunlar. Okumaya devam et Shapes ile “Dişi Güce Dönüş Eğitimi”

Shapes Spor Salonundan Çıktıktan Sonra Yapmamanız Gereken 4 Şey

Fit kalmak için, zinde olmak için en önemlisi sağlıklı bir yaşam için hep beraber spor yapıyoruz. Shapes For Women bayanlara özel spor salonlarında hep beraber hem ruhumuzu hem de vücudumuzu arındırıyoruz. Ama sağlıklı yaşam sadece Shapes’teyken olmuyor. Spor haricinde de yaşantımıza dikkat etmeli, sağlıklı yaşamın ilkelerini tüm hayatımıza yaymalıyız. Okumaya devam et Shapes Spor Salonundan Çıktıktan Sonra Yapmamanız Gereken 4 Şey

Sonbahar Neden Bu Kadar Can Sıkıcı?

Yaz günleri insanların kendilerini özgür ve keyifli hissettiği günlerdir. İnce bir giysi, basit bir terlik ile sokağa çıkabilirsiniz. Dolabınızdaki giysiler çok yer tutmaz, seyahate giderken küçük hacimli giysiler nedeniyle ufak bir valizle yola çıkabilirsiniz ve hatta hanımlar bir seferde daha çok parça çamaşırı makinede yıkayabilirler, ayrıca ince giysilerin ütüsü bile kolaydır genellikle :)

Sonbaharın gelişiyle güneş yüzünü gizler, kışa geçiş evresi olduğundan biraz da belirsiz bir mevsimdir ve bu belirsizlik külfetlidir.. Evden dışarı çıkarken tüm ihtimalleri hesap etmek; yedekte bir hırka, çantada bir şemsiye bulundurmak gerekir.. Güneş ışığı eğimini artırdıkça, enerjimiz de azalır. Son derece mükemmel bir tasarım olan insan vücudu, bu açığı kapatmak için daha çok uykuya ve enerji veren karbonhidratlı besinlere ihtiyaç duyar. Bu nedenle sabah başımızı yastıktan kaldıramayız ve sürekli bir şeyler atıştırmak isteriz. Bu durum kilo artışına da neden olur. Böylece “sonbahar depresyonu” sohbetlerin popüler konusu haline gelir yeniden.

Peki Ne Yapalım?

Öncelikle doğanın döngüsünü olduğu gibi kabul edelim. Bir şeyi nasıl algılarsak, gerçeklik O’dur. Sonbaharı, kasvetli havaların mevsimi olarak değil de; yeni bir bahara daha canlı, daha güçlü açmak için bir hazırlık dönemi olarak görebiliriz. Aslında bu bizler için de geçerlidir. İnsan sürekli enerjik ve yaratıcı olamaz. Yaşam boyunca, hem düşünsel hem de eylemsel anlamda, inişler ve çıkışlar daima vardır. Kendimizdeki bu dalgalanmayı doğanın dalgalanmasıyla eşzamanlarsak ortaya güzel bir ahenk çıkacaktır. Örneğin sonbaharda azalan vücut enerjisini daha çok uyuyarak dengelemek yerine daha doğru saatlerde ve aynı saatlerde uyumaya özen gösterilebilir. Karbonhidratlı gıdaları tüketirken, kötü karbonhidratlar (kan şekerinde ani yükselmeye yol açan beyaz unlu gıdalar, sofra şekeri..gibi) yerine, lif yönünden zengin, işlenmemiş iyi karbonhidrat türleri (tam buğday ekmeği, bulgur…gibi) tercih edilmelidir. Öte yandan düzenli egzersiz vücut enerjisini yükseltmek için bire birdir.

Bu sonbahar ve kışı ruhunuza ve bedeninize bir yatırım olarak düşünün… Egzersiz ve doğru beslenmeyle, beden enerjinizi yükseltin. Benden tavsiye, yağmurlu günleri iyi değerlendirin. Battaniyenize sarılıp, sıcak bir çay eşliğinde kitap okumak için bol bol zamanınız var. Kitaplar, düşünsel açıdan kişiyi zenginleştirir. Tüm yazılanları saçma ya da ters bulsanız bile, fark etmeden neden katılmadığınızı da düşünmüş olup, anti tezlerini detaylı olarak üretmiş olacaksınız…

Bu son bahar kendinizi her zamankinden daha çok sevmeniz dileğiyle…

MİNE TEKİN
Sosyolog & Psikoloji Bilim Uzmanı